Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi Temmuz Ağustos Ayı Basın Açıklaması ve Raporu

Biber gazı yasaklanmalıdır! 

Temmuz ve ağustos ayları daha önceki aylara oranla kimyasal silaha maruziyetimizin daha düşük olduğu bir dönem oldu. Sanılmasın ki bunun sebebi mevcut hükümetin ve yetkililerin insan sağlığına olan hassasiyetinden kaynaklanmaktadır. Geçtiğimiz aylar daha çok Cumhurbaşkanlığı seçimleri sebebiyle iktidarın saldırgan yüzünü daha az gösterdiği ve sokakların nispeten sakin olduğu bir geçiş süreci olarak değerlendirilebilir. 

Bu değerlendirme daha çok ülkenin batısı için geçerliyken, Kürt illerinde pervasızca kolluk güçlerinin şiddeti devam etmiştir. Dahası mevcut siyasal konjonktürün yalnızca TC sınırları ile değerlendirilmesi de yetersiz olacaktır. Ortadoğu’da  Filistin, Rojava, Şengal’de süren kirli savaşta TC devletinin rolü de ayrıca kaygı vericidir. Daha fazla kapital, çıkar için, erk’i güçlendirmek, kaybetmemek için insan hayatı, halkın ihtiyaçları parametreleri gündeminde olmadan hareket eden bir siyasi iktidarla önümüzdeki süreçlerde de sokakları dolduranlar, gidişe “artık yeter” diyenler olarak sorun yaşamaya devam edeceğimiz oldukça açıktır. 

Sistem içerisinde halihazırda bedeni sürekli siyaset konusu olan kadınlar, bir de savaş söz konusu olduğunda savaşın soğuk ve karanlık yüzüne iki kat daha fazla maruz kalıyor. Sokaklarda oyun oynaması gereken rengarenk hayal dünyalarıyla çocuklar, Gazze’de, Şengal’de, Suriye’de bu yüzyılda öldürülüyorlar. Sınırların hiçbir önemi bulunmamaktadır. Sürmekte olan savaşa karşı susmamak, bu cinayete, soykırıma sesini çıkarmayan, ortak olanlardan hesap sorulmalıdır. Savaşın hüküm sürdüğü bu dönemde 1 Eylül Dünya Barış günü daha da anlam kazanmaktadır.

Barış’ı konuşmamız, barış sözcüğünü haykırmamız gereken bu günde, mevcut iktidarın inatla, eylem alanı tartışması yapması, etkinliğin düzenlendiği Kadıköy’ü adeta çevik kuvvetle işgal etmesi, savaşta seçtiği tarafı adeta gözümüze sokmaktadır. 

Temmuz ve Ağustos aylarında maruz kaldığımız şiddete, kimyasal silah miktarına bakacak olursak:  64 gün gaza maruz kalan şehirler arasında İstanbul 10 gün , Van 9 gün, Şırnak 8 gün, Amed (Diyarbakır) 9 gün yoğun gaza maruz kalan şehirler olarak öne çıktı. Dernek, parti binalarına ve çadırların içlerine fişek atıldığı tespit edildi. Açık alanlar, sokaklar ise sis bulutuna dönüştü, boğuldu. 60’ın üzerinde yaralı 3 göz kaybı gerçekleşti. 9 yaşındaki Hakan Erçik gaz kapsülü ile başından yaralandı. Yusuf Özer (73) yoğun gaz sonucu, Mehdi Tekin kurşun yaralanması sonucu yaşamını yitirdi. Savaş ortamından kaçan açlık, susuzluk ve hastalıklarla mücadelen sınıra gelenlere biber gazı kullanımına da tanık olduk. 

Ödeneklerimizin kimyasal silahlara, evlerimizde, okullarda, hastanelerde, sokakta üzerimizde uygulanan bu işkenceye aktarılmasına karşı çıkıyoruz. Allanıp pullanarak, gerçeklerden uzak bir şekilde büyüdüğü iddia edilen ekonomi’mizde silahlara ayrılan bütçenin açıklanmasını talep ediyoruz. Bir kez daha yineliyoruz ki biber gazı diyerek masumlaştırdığınız, yer yer kapsülleriyle yaralayıp öldürdüğünüz, yer yer gazından kalp krizi geçirmemize sebep olduğunuz ve fiziksel bütünlüğümüze saldırı şeklinde gerçekleşen TOMA tazyikli suyuna karıştırarak derimizi yaktığınız bu kimyasal bir silahtır ve ölümcüldür. Yasaklanması gereken, temel hakkımız olan kendimizi ifade edebilme özgürlüğümüz, sokaklar değil, yasaklanması gereken bu kimyasal silahtır, şiddettir! 

Barış içerisinde yaşayacağımız, şiddete, işkenceye, silahlara maruz kalmayacağımız günlere olan umudumuzla…

Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi

Temmuz Ağustos ayı boyunca polisin kullandığı biber gazı miktarını, biber gazıyla müdahale edilen olayları ayrıntılarıyla veren aylık rapor için tıklayınız.

İletişim Bilgileri:

https://www.facebook.com/bibergaziysklnsn

https://twitter.com/bibergaziinsytf

http://bibergaziyasaklansin.net

bibergaziinisiyatifi@gmail.com

 

İmza kampanyası için: http://bibergaziyasaklansin.net/imza 

İÇERİK ARA

  Tweetle

© CopyLEFT bibergaziyasaklansin.net | Tüm yazılı ve görsel içerik özgürce kullanılabilir.